ERGENAYCA HOBİ
2/1/2010
-
KARA FATMA'NIN GÜNLÜĞÜ
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim.Kendime bir zarar
geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar sonra. Biz aksam
yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin
misafiri geldiginden geç vakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse
ki konuklarin gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. Bir süre
ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek toplamaya basladim.
Bugün misafirler geldigi için menü çok zengindi.Pasta ve börek
kirintilarina bayiliriz. Her neyse ben nevaleyi toplarken birden
mutfagin isigi yandi ve Aaaaaa! Karafatma diye bir ses duydum.
[ Sansür ] adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti. Benim adim
Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar. Hadi beni karimla
karistirdin diyelim. Sen ne kadar korkak bir adamsin. Benim kaç
katım büyüklügünde olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç
sesin kesilmesiyle birlikte, sanki ben ona bir ... yapmisim gibi
beni kovalamaya basladi.Inanin o kadar da dikkat ediyorum, tabak,
çanak bardak üzerinde dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok
titiz. Bazen diyorum ki bu giciklarin misafiri geldiginde git
ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma düssünler.. Ama
yapamiyorum iste. Ne olursa olsun, ekmek yedigin tekneye kötü
gözle bakmamak gerekir. Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da
ne güzeldi o günler.Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem beni
evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik, çünkü ev sahibimiz Riza
amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk.
Hatta Riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde oldu. Gerçi
bizleri görebilseydi nasil davranirdi bilmem ama o hep yüregimizde
yasayacak.
Riza amcanin durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evde
rahmetli karisininmis, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla
seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Riza amca bir gün
görünmez kazaya kurban gitti. Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi.
Riza amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik. Karsi komsusu
Osman
Zeki bey bize geldiginde ceketini asmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin
cebine girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga dogru yola
koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi ama bugüne kadar sadece
nüfusta gözüküyorlardi. Hayirsizlar daha ilk günden
evi satisa çikardilar. Evi su anda oturan adam ve karisi satin
aldi. Eve ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi öldürmeleri
bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz bedenleri kagida sararak çöpe atti.
Sanki kendisi çok temizmis gibi. Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra
ellerini yikamadigina defalarca sahit oldum. Simdilerde kendine üzerinde
rahmetli kayinvalidemin resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize
sıkıp
duruyor Kayinvalidem Sultan hanim gençliginde fotomodel oldugu için bu
tür ilaçlarin üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde
de oynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkü kayinbabam tam
bir Osmanli erkegiydi. Bugüne kadar rahmetli Riza amcanin anisina
bu evde oturduk, artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi. Ese
dosta haber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz tasinacagiz
Buradan. Belki de sizin evinize yerlesiriz hayat bu belli mi olur?
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/3/2009
-
MEĞER KURT SUÇSUZMUŞ.BİZDE İNANDIK HANİ
 Kurdun Ağzından Kırmızı Başlıklı Kız Masalı
"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim :
Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı... Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!... Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek içi"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?
O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.." diye suçlamaz mı !.. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün - bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı.
Yeter Artık... Ben Suçsuzum... |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/12/2008
-
GÜLMEYE NE DERSİNİZ?
16/11/2008
-
GÜLMEYE DEVAM.......
9/11/2008
-
SÜTAŞ İNEKLERİ
5/11/2008
-
BAYILIYORUM ŞU SÜTAŞ İNEKLERİNE
31/10/2008
-
BİRAZ NEŞE
24/10/2008
-
GÜLELİM,EĞLENELİM
|
|
|
Hakkımda
her çeşit yazı ,örgü ,dantel vb... |
|